MONTESSORİ MATERYALLERİ

Anasayfa » MONTESSORİ MATERYALLERİ

MONTESSORİ MATERYALLERİ

Materyaller çocuğun yaşadığı toplumun kültürel özelliklerine uygun eşyalardan hazırlanır.Çocuk ev işleriyle uğraşmaktan çok hoşlanır, ev işlerini yaparken kullanılan tüm kaslarını ve organlarını aynı zamanda geliştirme fırsatı bulur. Örneğin; bakliyat ayıklamak, toz almak, kaşıklamak, şişe kapağı açıp kapamak, çamaşır mandallamak. Sayısız ev işi, çocuğun gelişim alanlarından olan motor ve zihinsel gelişim düzeylerini destekleyici çok sayıda fırsat sunar.

 
DİL MATERYALLERİ
 
Montessori çocuğun kendini etkin bir şekilde ifade edebilmesi için dil eğitimi için özel olarak tasarlanmış dil materyallerini geliştirmiştir.
 
Dil ile ilgili etkinliklerde ağırlıklı olarak bu materyaller kullanılır.  Çocuk bu materyalleri kullanarak doğal bir süreç içerisinde  yeni kelimeler öğrenmektedir.
 
Maria Montessori'nin yaptığı gözlemlere göre okumadan önce yazma öğrenilir. Bunun içinde çocukların duyarlı oldukları materyaller geliştirdi.
 
Çocuklar bu materyaller ile çok kısa zamanda harfleri öğrenerek yazmayı öğreniyorlar. Montessori, yazmanın okumadan önce gelmesi gerektiğini, yazma öğrenildikten sonra okumanın da daha kolay öğrenildiğini düşünür.
 
Montessori dil materyalleri çocukların; kabartma harfler, görsel okuma kartları, hareketli alfabe ile okumaya, metal  çerçeveler ile kalem kontrolü sağlayarak yazmaya hazırlar. Yine Montessori dil materyalleri çocukların kalem kullanma hakimiyetlerini artırır; güzel yazma yeteneği kazanmalarını sağlar.
 
 
GÜNLÜK YAŞAM MATERYALLERİ
 
Montessori eğitiminde "Günlük Yaşam" alanında hedeflenen alıştırmalar çocuğun günlük yaşamında karşılaşabileceği tüm uğraşlardan oluşur. Materyaller çocuğun yaşadığı toplumun kültürel özelliklerine uygun eşyalardan hazırlanır.
 
Montessori eğitiminde günlük yaşam becerilerinin çocuğun kendi işini başarması ve bağımsızlaşmasını sağlar. Çocuk çok hoşlandığı ev işleriyle uğraşırken tüm kaslarını ve organlarını geliştirme fırsatı bulur.
 
Bakliyat ayıklamak, toz almak, kaşıklamak, şişe açıp kapamak, çamaşır mandallamak gibi işlerde çocuğun geliştirilmesi gereken kaslarını ve zihinsel gelişimini desteklemek için inanılmaz sayıda doğal fırsat vardır.
 
Maria Montessori , günlük hayat çalışmalarının meditasyon özelliği sonucu, çocuğun uysal bir davranış biçimi geliştirdiğini ve iç huzura kavuştuğunu söyler.
 
Uzman bir montessori eğitimi tamamlayan çocuk sonunda işini seven, sorumluk duygusu taşıyan, güçlüklerden yılmayan, sorunlarla başa çıkabilen, kendisi ve çevresiyle barışık bir kişilik geliştirir.
 
Maria Montessori; insan çevresine elleriyle sahip olur der. Çocuklar günlük yaşam çalışmaları ile el bileği ve parmaklarını çalıştırarak çok şey öğrenirler.
 
Tüm bu çalışmalarla hareketlerini koordine ve kontrol etmeyi, sabırlı olmayı ve odaklanarak çalışmayı öğrenirler.
Okuma yazma, matematik, duyu ve evrensel düşünme için ön hazırlık yapmış olurlar. Kendi sınırlarını ve yeterliliklerini geliştirmeyi öğrenirler ki böylece yaratıcılığının ve kendi gücünün farkına varırlar.
Bir çalışmanın farklı aşamalarındaki mantıksal sırayı kavrarlar.
 
DUYU MATERYALLERİ
 
Montessori, duyu organlarını çocuğun çevresi ile iletişim kurduğu organlar olarak kabul eder. Duyu organları  adeta çocuğun dünyaya açılan pencereleridir ve materyaller çocuklara dünyayı açmak için anahtar verir.
 
Bu nedenle duyuların eğitimi ve duyu materyalleri Montessori eğitiminin temelini oluşturur. Duyu materyalleri ile o güne kadar aldığı tüm uyaranları düzene sokar.
Fakat bu uyaranlar zengin, düzenli ve sistematik olmalıdır. Duyu materyallerinin kullanımında çocuğun bir noktada odaklanmasını sağlamak pedagojik anlamda temel amaçlardandır.
 
MATEMATİK MATERYALLERİ
 
Maria Montessori  matematiği çocuğun eline somut bir şekilde verecek materyaller geliştirerek bu önemli bilgiyi keyif alarak öğreneceği bir hale getirmiş.
Montessori eğer bir çocuğa başlangıçtan itibaren anlaşılır bir şekilde öğretilirse her çocuğun matematik öğrenebileceğini kabul eder. Matematik materyallerinin en temel özelliği soyut kavramları somutlaştırmasıdır. Materyallerin belli bir düzeni vardır.
 
Bu düzen çocuğa basitten zora, somuttan soyuta düzenli bir sıra ile kavratılır. O güne kadar çalışılan günlük yaşam ve duyu materyalleri matematiğe bir zemin sağlamıştır. Altın boncuklarla birlik boncuğun bir nokta, onluk boncuğun bir çizgi, yüzlük boncuğun bir düzlem ve binlik boncuğun bir küp yani bir hacim oluşturduğunu görür, dokunur öğrenir.
 
Sonra bunlarla banka oyunu oynarken toplamayı, çıkarmayı, çarpmayı, bölmeyi öğrenir. Ama ezberlemez. Sequin tablasıyla 14'ün aslında bir 10 ve bir 4 den oluştuğunu gözüyle görür, dokunur, bunu kendi yapar. İşte bu çocuklar eğitim yaşamlarının daha sonraki kısmında matematikle adeta oynarlar. Herkesin korkulu rüyası olan matematik dersi onlar için sırrı çözülmüş, yaşamın bir parçasıdır.
 
KOZMİK MATERYALLERİ
 
Montessori, özellikle küçük çocuk eğitiminde doğa ve kültürün sunulması gerekliliğini savunur. İnsanın kozmik görevi, doğayı kendi yarattığı süper doğaya çevirmek yani kültürü yaratmaktır. Bir Montessori okulundaki tüm materyaller, masalar, sandalyeler, bardaklar, tabaklar ve daha aklınıza gelen ne varsa her şey doğal malzemelerdendir. Çünkü Montessori felsefesine göre sonradan çevreci olunmaz. Çocuğu, yaşamının henüz ilk yıllarında iken doğal malzemeyle tanıştırıp, çevre ve doğa bilincini vereceksin ki bu onda  yerleşik bir davranış olsun.
 
Maria Montessori "Çocuklara çok küçük yaşlardan itibaren üzerinde yaşadığımız dünyanın sadece bize ait olmadığını, dolayısıyla kaynakları kullanırken diğer canlılarla birlikte paylaştığımızı unutturmamalıyız. İnsanoğlu üzerinde yaşadığı gezegenin en akıllı canlısı olmanın sorumluluğunu unutmamalıdır.'' demiştir.
 
İşte bu yüzden bir Montessori okulunda çocuklar bitki, ağaç ekerler. Her gün en az bir çocuk bitki bakımından sorumlu olur. Başka bir çocuk yemek artıklarını dökülen kırıntıları hayvanlara vermekten sorumlu olur. Hepsi mavi kapak toplar, pilleri pil kutusuna atar ve bunların en büyüğü 6 yaşındadır. Yapboz haritalarıyla siyasi coğrafya anlatılır. Böylece çocuğun hayal etmesi sağlanır.
 
Örneğin; Kuzey Kutbunda insanlar nasıl yaşar? Çocuğun gerçekle karşılaşması; bir tohumdan yetişen bir bitkide, çiçek açan ağaçtan toplanan bir meyvede, yaprakların sararmasından mevsimlerin değişmesine kadar çevresinde olup biten her şeye karşı ilgi, merak ve hayranlık uyandırarak gelecekte çocuğun öğrenmeye karşı ilgisini arttıracaktır.